Trump’ın İran’a tanıdığı süre bugün sona eriyor. ABD hükümetinden üst düzey bir yetkili, Nisan ayında yürürlüğe giren ateşkesin çatışmaları fiilen durdurduğunu ve son üç haftadır taraflar arasında herhangi bir silahlı çatışma yaşanmadığını açıkladı. Reuters’a bilgi veren yetkili, “Savaş Yetkileri Yasası çerçevesinde, 28 Şubat’ta başlayan askeri faaliyetler artık son bulmuş durumda” ifadelerini kullandı.
Yetkili, yürürlüğe giren kırılgan ateşkes sonrası ABD ve İran güçleri arasında herhangi bir çatışma yaşanmadığını vurguladı. Trump’ın İran’a yönelik askeri operasyonları sonlandırması veya Kongre’den süre uzatımı talep etmesi için tanınan süre bugün doluyor. Ancak uzmanlar, bu tarihin çatışmanın seyrinde büyük bir değişim yaratmasını beklemiyor. Kongre çevreleri, Trump’ın ya yeni bir 30 günlük ek süre talep edeceğini ya da mevcut ateşkesi “savaşın fiilen sona erdiği” şeklinde değerlendirerek süreci devam ettireceğini öngörüyor.
SAVAŞ YETKİLERİ YASASI
ABD’de savaş yetkileri meselesi, siyasi tartışmaların önemli bir başlığı haline geldi. Demokratlar, Kongre’nin anayasal yetkisinin yeniden devreye girmesi gerektiğini savunurken; Cumhuriyetçiler bu tür girişimlerin Trump’ın otoritesini zayıflatmayı amaçladığını iddia ediyor. 1973 tarihli Savaş Yetkileri Yasası’na göre, ABD Başkanı, Kongre onayı olmadan askeri operasyonları en fazla 60 gün sürdürebiliyor. Bu sürenin ardından ya Kongre’den onay alınması ya da en fazla 30 günlük ek süre talep edilmesi gerekiyor. Mevcut savaşta bu 60 günlük sürenin 1 Mayıs itibarıyla sona erdiği belirtiliyor.
YENİ SALDIRI OLASILIĞI
ABD’li bir yetkili, Trump’ın İran’a karşı yeni askeri seçenekler hakkında bilgilendirileceğini de belirtti. Bu stratejilerin, İran’ı müzakere masasına çekmek amacıyla değerlendirildiği ifade ediliyor. Eğer çatışmalar yeniden başlarsa, Trump’ın yeni bir 60 günlük süre başlattığını duyurması mümkündür. Bu uygulama geçmişte hem Demokrat hem de Cumhuriyetçi başkanlar tarafından kullanılmıştır. İran ise muhtemel bir saldırıya sert bir karşılık vereceğini bildirdi. Tahran yönetimi, ABD’nin yeniden askeri operasyon başlatması durumunda “uzun süreli ve acı verici saldırılarla” karşılık vereceğini duyurdu. Bu durum, özellikle Hürmüz Boğazı’nın uluslararası koalisyon oluşturma çabalarını zorlaştırıyor.
İÇERİDE BASKI ARTIYOR
Diğer yandan, ABD kamuoyu araştırmaları, halkın büyük bir kısmının İran ile savaşı desteklemediğini gösteriyor. Kasım ayında gerçekleştirilecek ara seçimler öncesinde bu durum, siyasi baskıyı artırıyor. Beyaz Saray yetkilileri, “Kongre ile aktif görüşmeler sürdürülüyor” derken, bazı milletvekillerinin siyasi çıkar elde etmek amacıyla süreci zorlaştırdığını savunuyor. Cumhuriyetçi Senatör John Curtis, Trump’ın eylemlerini desteklediğini, ancak Kongre onayı olmadan askeri operasyonların sürdürülmesine karşı çıkabileceğini belirtti. Senato Çoğunluk Lideri John Thune, İran ile bir barış anlaşmasının “en ideal çözüm” olduğunu ancak gerekirse savaş yetkisi oylamasının gündeme gelebileceğini ifade etti. Demokrat Senato Lideri Chuck Schumer ise Trump’ın savaş politikasını sert bir dille eleştirerek, “Amerikan halkı bunun bedelini ödüyor” diyerek Kongre’yi daha aktif bir rol almaya çağırdı.