Sandıklarda saklanan miras yeniden hayat buluyor: Bu dükkan kapandığında bir dönem sona erecek. 28 Nisan 2026 tarihinde Hakan Kaplan tarafından paylaşılan bu not, geçmişin değerlerinin günümüzdeki önemine ışık tutuyor. Mutfaklarda teflon, çelik ve plastik malzemelerin artışıyla birlikte, ustalık geleneğini sürdüren son temsilcilerden biri olan Yaşar Bartık, dede, baba ve torun olarak birlikte çalışarak bu mirası yaşatmaya devam ediyor.
Yaşar Bartık, mesleğe 11 yaşında babasının yanında adım atmış ve yıllardır dükkanındaki ateşi sürekli canlı tutmayı başarmıştır. Geçmişte mahalle kültürünün önemli bir parçası olan bakır kaplar, günümüzde seri üretim mutfak eşyalarıyla yer değiştirmiştir. Ancak Bartık ailesi, teknolojinin getirdiği yeni zorluklara rağmen, restoranlardan gelen talepleri karşılayarak ve vatandaşların sandıklarında sakladığı aile yadigarı eşyaları yeniden parlatıp kullanıma sunarak bu geleneği yaşatmaya çalışıyor.
Bakır kullanımının azalmasının, bir yemek kültürünün de kaybolmasına neden olduğunu vurgulayan Yaşar Bartık, “Bakırın sağlıklı kokusunu özlemeyen var mı? Teflon, çelik ve plastiğin mutfağa girmesiyle birlikte sağlık da mutfaklardan kayboldu. Bizim için kalaycılık, sadece kararmış bir metal parlatmaktan ibaret değil; bir kaba yeniden hayat vermektir. Ancak modern dünya, kolayca yıkanabilen teflon, çelik ve plastiği tercih ediyor” şeklinde açıklamalarda bulundu.
Mesleğin en büyük zorluğunun ekonomik sıkıntılardan çok, yalnızlık ve yeni ustaların yetişmemesi olduğunu belirten Bartık, “Arkanızdan gelen bir çırağın olmaması, bu ateşi söndürecek son kişi olduğunuzu bilmek, insanı daha çok üzüyor. Bu dükkan kapandığında sadece bir meslek yok olmayacak, aynı zamanda bir dönemin son ışığı sönmüş olacak. Bizden sonra bu meslek tarihe karışsa bile, insanların bilmesini istediğimiz şey; bu kapların yalnızca parlamakla kalmadığı, içinde emek, alın teri ve bir ömrün sadakati bulunduğudur” dedi.