Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu Şehir Hastanesi’nden Doç. Dr. Şefika İlknur Kökçü Karadağ, çocukların aşırı steril koşullarda büyütülmesinin alerjik hastalıkların artmasına yol açabileceğini vurguladı. Karadağ, doğal yaşam ile etkileşimin mikrobiyal çeşitliliği artırdığını ve bu durumun alerjik hastalıkların görülme sıklığını azalttığını ifade etti.
5 Mayıs Dünya Astım Günü nedeniyle açıklamalarda bulunan Karadağ, astımın çocuklarda en yaygın görülen kronik hastalıklardan biri olduğunu belirtti. Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre, dünya genelinde yaklaşık 250 milyon insanın astımdan etkilendiğine dikkat çeken Karadağ, Türkiye’de her 10 çocuktan birinin astım belirtileri gösterdiğini aktardı. Artan astım vakalarının arkasında sanayileşme, hava kirliliği, obezite ve çeşitli çevresel etmenlerin bulunduğunu belirtti.
Astımın gelişiminde genetik ve çevresel faktörlerin birlikte rol oynadığını belirten Karadağ, “Astım hastalığının genetik bir altyapısı var. Aynı genetik yapıya sahip bireyler bile farklı çevrelerde yaşarken hastalığın seyri değişebiliyor. Bu nedenle sadece genetik yatkınlık değil, çevresel etkenlerin de büyük önemi var.” dedi.
Astım belirtilerinin çoğunlukla net bir şekilde ortaya çıktığını belirten Karadağ, şunları ekledi: “Tekrarlayan öksürük, özellikle gece meydana gelen hışıltı atakları ve nefes darlığı astımın belirtilerindendir. Tanı sürecinde klinik öykü oldukça önemlidir. Fizik muayene ve bazı testler yapılmasına rağmen, bazen testler normal sonuç verse bile klinik öyküye dayanarak astım tanısını koyabiliyoruz.”
Sigara dumanının astım için önemli bir risk faktörü olduğunu ifade eden Karadağ, tekrarlayan sigara maruziyetinin astımın kalıcı hale gelmesine yol açabileceğini kaydetti. Astım tedavisinde tetikleyicilerden uzak durmanın kritik olduğunu belirten Karadağ, “Eğer bir çocuk kedi alerjisi varsa ve kediyle aynı ortamda bulunuyorsa, tedaviye rağmen astımı kontrol altına almak zorlaşır.” dedi.
Hava koşullarının da astım üzerinde olumsuz etkileri olabileceğine dikkat çeken Karadağ, “Soğuk hava, aşırı sıcaklar ve hava kirliliği bu semptomları tetikleyebilir. Bu nedenle mevsim geçişlerinde çocukları daha yakından takip etmek önemlidir. Aşırı steril ortamlarda büyütmek, alerjik hastalık riskini artırmaktadır. Çocuklarımızı sürekli temiz ortamlarda tutmak, mikrobiyal çeşitliliği azaltmakta ve bu da alerjik hastalıkların artmasına yol açmaktadır. Doğal yaşamla ne kadar fazla etkileşim içinde olurlarsa, mikrobiyal çeşitlilikleri o kadar artar ve bu çocuklarda alerjik hastalıkların görülme sıklığı azalır.” şeklinde konuştu.
Astım atakları sırasında ailelerin panik yapmadan hızlıca harekete geçmesi gerektiğini vurgulayan Karadağ, nefes darlığı ve diğer belirtilerin ortaya çıkması durumunda nefes açıcı tedavilerin uygulanması ve gerekirse en yakın hastaneye başvurulması gerektiğini belirtti.