Uzmanlar, mesane kanserinin erken belirtilerine yönelik önemli uyarılarda bulundu. Ağrısız kanlı idrar, hastalığın ilk işareti olabilir. Mesane Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında gerçekleştirilen bir toplantıda, uzmanlar tek bir damla kanın bile ciddiye alınması gerektiğini vurgulayarak, “Bir kere oldu diye göz ardı etmeyin” uyarısında bulundu. Sigara kullanımının mesane kanseri riskini üç kat artırdığına dikkat çekilirken, erken teşhis ile yeni nesil tedavilerin hastaların yaşam süresi ve kalitesini önemli ölçüde artırdığı belirtildi.
Toplantıda Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Nuri Karadurmuş, Prof. Dr. Özlem Er, Kanser Savaşçıları Derneği Başkanı Dr. Belma Kurdoğlu Akgün ve Astellas Türkiye Genel Müdürü Nilay Tarr yer aldı. Uzmanlar, mesane kanserinin risk faktörleri, erken teşhis ve tedavi yöntemleri üzerine bilgiler sundu. Özellikle kadınlarda geç teşhis nedeniyle hastalığın daha ağır seyrettiği ifade edildi.
Prof. Dr. Nuri Karadurmuş, mesane kanserinin genellikle 65-70 yaş arasındaki bireylerde görüldüğünü belirtirken, artan sigara kullanımının hastalığın daha genç bireylerde de ortaya çıkmasına neden olduğunu vurguladı. Kadınların mesane kanserine yakalanma oranının erkeklere göre daha düşük olduğunu, ancak sigara kullanımının bu farkı giderek azalttığını kaydetti.
Sigaranın mesane kanseri için en önemli risk faktörlerinden biri olduğunu belirten Karadurmuş, bunun yanı sıra toksik maddeler, kimyasallar ve sık görülen enfeksiyonlar ile taş oluşumunun da riski artırabileceğini söyledi. Özellikle ağrısız kanlı idrar belirtisinin gözden kaçmaması gerektiğine dikkat çeken Karadurmuş, “Çay renginde veya kıpkırmızı idrar görüyorsanız, bu durumu ciddiye almalı ve mutlaka doktora başvurmalısınız” şeklinde konuştu.
Türkiye’de her yıl yaklaşık 250 bin kişiye yeni kanser tanısı konulmakta ve bunun 12 bin 300’ü mesane kanseri olarak kaydedilmektedir. Ne yazık ki bu hastalık nedeniyle her yıl yaklaşık 3 bin 700 vatandaş kaybedilmektedir. Karadurmuş, ilerleyen dönemlerde bel ve sırt ağrıları, idrar yaparken yanma gibi semptomların da görülebileceğini ifade etti.
Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Özlem Er, mesane kanserinin erken evrede tedavi edilebileceğine dikkat çekerek, erken evredeki vakaların mesane içi tedavi yöntemleriyle başarılı bir şekilde yönetilebileceğini belirtti. Hastalığın lenf bezlerine yayılması durumunda, ön tedavi ile hastalığın küçültülüp ardından cerrahi müdahaleye geçileceği bilgisini verdi. Kemoterapi ve immünoterapinin farklı mekanizmalarla etkili olduğunu açıklayan Er, bu iki tedavi yönteminin kombinasyonunun tedavi sürecinde önemli bir rol oynadığını vurguladı.
Uzmanlar, bu belirtileri dikkate alarak erken teşhis ve tedavi için sağlık kuruluşlarına başvurmanın önemini bir kez daha hatırlatıyor.