“Gençler, hastalığı sanki bir oyun gibi görüyor”

"Gençler, hastalığı sanki bir oyun gibi görüyor"

Eşi ve 2 çocuğuyla geçen ay yakalandığı Kovid-19 hastalığını yenerek görevinin başına dönen Prof. Dr. Hasan Güngör, AA muhabirine yaptığı açıklamada, hastalık sürecinde korku ve endişe dolu günler geçirdiğini söyledi.

Semptomların önce kendisinde daha sonra eşi ve çocuklarında görüldüğünü, vücudundaki birçok organda çok ciddi ağrı hissettiğini, aşırı öksürdüğünü aktaran Güngör, “Akciğerimde yüzde 15-20 tutulma, zatürre oluştuğu gözlendi. O yüzden yaklaşık 3-4 gün boyunca hastanede tedavi gördüm. Akciğerimde hasar kalmasın diye kortizon ve ekstra kan sulandırıcı eklendi. Değerler normale dönünce kalp kaslarında da bir etkilenme oldu. Troponin değerinde yükseklik oldu.” dedi.

Hastalık sürecinde 3-4 gün boyunca günde 21 saat uyuduğunu, kolunu kaldıramayacak derecede bitkin düştüğünü aktaran Güngör, “O süreçte 4 kilo kaybettim. Süreç tabii ki sıkıntılı geçti. Bir de hem kendim hastayım, dışarı çıkamıyorum hem de eşim, çocuklarım hasta. Bir şey olur mu diye korku ve üzüntü yaşadık. Ailemi ne kadar korumaya çalışsam da bu sefer başarılı olamadım.” diye konuştu.

İnsanların hastalığı hafife aldığını gördüğünü, bu durumun da büyük bir risk oluşturduğunu ifade eden Güngör, hastalığın çok hızlı yayıldığını dile getirdi.

“KALP KRİZİNİ TETİKLİYOR”

Bazı gençlerin çok duyarsız olduğunu vurgulayan Güngör, şöyle devam etti:

“Gençler, hastalığı sanki bir oyun gibi görüyor ancak bu gerçekten çok farklı bir şey çünkü yaş fark etmiyor. Koronavirüs, bizim akciğerimizi etkiliyor, enfeksiyona yol açıyor. Ekstra sıkıntıları var. Kalp krizini tetikliyor, ritim bozukluğunu tetikliyor. Toplardamar pıhtılaşmasını tetikliyor. Ani ölümü tetikliyor, yani siz koronavirüsü kontrol altına aldığınızı zannediyorsunuz ama tedaviniz devam ederken bir anda hayatınızı kaybedebiliyorsunuz. Bu yüzden gençlerin çok dikkatli olması gerekiyor. Taşıyıcılık oranını azaltmaları gerekiyor.”

Bu dönemde devletin çok iyi hizmet verdiğine dikkati çeken Güngör, şunları kaydetti:

“Dünyanın birçok ülkesi bu ilacı veremiyor bile. Ülkemiz, sağlık çalışanlarımız bu ilacı evlerimize kadar getiriyor. Sonuçta her ilacın kendine göre ufak tefek yan etkileri vardır ama kanıtlanmış bir ilaç bu. Elimizde başka silahımız yok. O yüzden size verilen tedavileri, lütfen düzgün uygulayalım. Dünyanın hiçbir yerinde böyle filyasyon sistemi yok. Evlerimize kadar gelip, ilaçlar bize ulaştırılıyor. Devlet sonuçta tek tek takip ediyor. Beni de aradılar, evime kadar geldiler hatta gelen kişinin biri diş hekimiydi. Çok büyük bir şey bu. Diş hekimi birisi, sizin evinize gelip, sizin sağlığınızı soruyor, ilaç getiriyor size.”

Author:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir